Çizimler Haberler Kitaplar Resim Galerisi Videolar Yazılar
Buradasınız » Anasayfa » Yazılar » İnşaat Yazıları-2 » Zemin Mekaniği » Zemin İncelemeleri Nasıl Yapılmalı?
Yazılara Dön

Zemin İncelemeleri Nasıl Yapılmalı?

Bu aşamada Türkiye'de zemin incelemelerinin nasıl gerçekleştirildiğini kısaca değerlendirmede yarar olacaktır.

Öncelikle zemin inceleme­lerinin yakın zamana kadar işin sahibi idarelerce değil, yapımı üstlenmiş müteahhideve hiçbir ödeme öngö­rülmeden yaptırılmasından kaynaklandığını hatırlamak gerekir. Bir başka deyişle geoteknik raporun inşaat başladıktan sonra ve ücret­siz olarak üretilmesi gelenek haline dönüşmüştür.

Bu uygulamadan çıkan trajik sonuçların birçoğu belleklerdedir. Son yıl­larda kamu ve özel kuruluşlar bu vahim hatayı düzeltme yoluna gitmişlerdir. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı bünyesinde zemin araştırmaları 1987 tarihli bir genelge ve 1993te çıkartılmış "Zemin ve Temel Etüdü Raporunun Hazırlanmasına İlişkin Esaslar" başlıklı bir yönerge uyarınca yapılmaktadır. İnceleme konu­ları yerleşime uygunluk ve Ada/Parsel bazında etüd olarak iki ana başlıkta toplanabilir.

İmara yeni açılacak ya da durumu yeniden değer­lendirilecek alanlarda Afet İşleri Genel Müdürlüğü vekısmen İller Ban kası GMdenetiminde"sondajh" ve "gözlemsel" jeolojik raporlar esas alınmakta, gerektiğinde jeofizik ve geoteknik ölçümler yap­tırılmaktadır. Bu tür raporu hazırlamakta kimle­rin yetkili olduğu açıklık kazanmadığı gibi rapor sonucunda alan yerleşime uygun, önlemli ya da "yerleşime uygun olmayan" terimleri ile sınıflan­dırılmaktadır. Bu sonuncu nitelendirme etkisi ile birçok arazi yerleşime kapatılmakta, geotekniğin "yerleşilemeyecek ve sorunu çözülemeyecek alan bulunmadığı" kuralı gözardı edilmektedir. Bu nedenle yerleşime uygunluk raporlarının geoteknik mühendisinin katılımı ile hazırlanması hayati önem taşımaktadır. Örneğin, birçok yer heyelanlı olduğu gerekçesi ile imara açılmamak­tadır. Oysa günümüz teknolojisi büyük ve etkin kitle hareketlerini dahi kontrol altına alma ola­nağı getirmektedir.

Asıl sorun parsel bazında incelemeler konusunda belirmiştir. 100-10000 m2 gibi kısıtlı büyüklükte alanlarda ayrıntılı jeolojik incelemelerin ne denli gerekli olduğu tartışılacak konuların başında gel­mektedir. MTA Genel Müdürlüğü ve yerel yöne­timlerin hazırlamış olduğu uygun ölçekli ayrıntılı harita ve raporlar elde iken bir yerleşim merke­zinde ne tür bir yüzeysel jeoloji değerlendirmesi yapılacağı açıklığa kavuşmamıştır. Bizce, gere­ğince yetiştirilmiş bir jeomorfolog'un görüşleri bu konuda en az diğerleri kadar değer taşıya­bilir. Oysa Türkiye'de jeomorfoloji dalı Coğrafya Bölümlerinin gereğince önem verilmeyen bir anabilim dalı olarak kalmıştır.

Etüdü yapılacak alanlar kaya, yumuşak kaya/ sert zemin ve zemin olarak üç farklı ortam olarak ayırtlanırsa kaya ortamlarında sondajların olabil­diğince düşük sayıda tutulması ve sondaj araları­nın öncelikle jeofizik/sismik yöntemlerle güvenilir biçimde kapatılması en uygun sonuçları vere­cektir. Dolayısı ile jeolog tarafından kaya ortamı olarak nitelendirilen alanlarda jeofizik mühendi­sinin katkısı üst düzeyde olacaktır. Taşıma gücü temelin boyutlarından ve yeraltı su seviyesinden bağımsız olduğundan Geoteknikçi'nin görevi minimal olabilir.

Türkiye gibi ayrışma/yıpranma mekanizmaları­nın güçlü ve yaygın olduğu bölgelerde niteliğini önemli ölçüde yitirmiş kayalar ve aşırı konsolide killer çoğunca temel ortamını oluşturmaktadır. Bu gibi durumlarda jeolog-jeofizikçi-geoteknikçi işbirliği kaçınılmaz olmaktadır.

Uygulamada özellikle yeraltı su seviyesinin de bulunduğu problemli zemin ortamları ana sorunu oluşturmaktadır. Örneğin, kil ve şiltten ya da gevşek kumlardan oluşan batık bir zeminde yüzey sismiği ile zemin özellikleri tayin edile­meyeceğini kabul etmek istemeyen bu nedenle geoteknikçiye gereksinme duymayan jeofizikçi, sondaj sırasında yumuşak kilde yapılmış standard penetrasyon deneyi sonuçları ile temel boyutlandıran jeoloji mühendislerine sıkça rast­lanmaktadır. Oysa bu neredeyse tüm diğer ülke­lerde karşılıklı anlayış ve dayanışma ile yürütülen bir çalışma olmalıdır.

İşin yürütücüsü olan geoteknik mühendisi gerek­tiğinde jeolog ve jeomorfolog desteği alarak alanın kökeni hakkında güvenilir bir bilgi edinir. Sondaj ve yerinde deneylerin yerleri de gerekirse jeolog tarafından değiştirilir. Alanda kaya uygun derinlikte beliriyorsa yardıma jeofizikçi çağırılır ve gerekli ölçümler alınır. Günümüzde zeminin mekanik özelliklerini ölçen birçok yerinde (in situ) deney zaten sismik ölçüm aygıtını da içer­mektedir. Alınan örselenmiş ve örselenmemiş numuneler konusunda uzman olan bir laboratu-varda deneye tabi tutulur ve sonuçlar geoteknik mühendisine iletilir.

Rapor aşamasında deprem yönetmeliğinin iste­diği bilgiler zeminin gurubu ve sınıfı, ivme değer­leri, yapının doğal periyodunun tayini ve güvenli taşıma gücüdür. Bunların ötesinde zeminin ve taşıyıcı sistemin özelliklerini gözönüne alarak temel tipinin önerilmesi, yapının olası oturmaları­nın gözönüne alınması, temel çukuru için gerekli önlemler ve betonun zeminle olası etkileşiminin tahmini geoteknik mühendisince yapılacak işler­dir. Günümüzde hala yaygın olarak temel boyutlandırmasında kullanılan yatak katsayısı ks nin tayini de önem taşımaktadır. Büyük temeller söz konusu olduğunda bu parametrenin yüzeyde ya da derinde vidalı plaka taşıma deneyi ile ölçül­mesi gerekmektedir.

SONUÇ


Birçok konu gibi zemin incelemeleri de çok disiplinli bir mühendislik konusudur. Bu nedenle inceleme raporları gerekli şekilde yetişmiş inşaat, jeoloji ve jeofizik kökenli mühendisler ve jeomor-fologların konunun niteliği ölçüsünde katılımları ile hazırlanmalıdır.

Ancak, özellikle bina temellerinde işin sahibi olması gereken inşaat mühendislerinin arka planlara itilerek raporların onların hiç katılma­dığı guruplarca hazırlanması teknik açıdan kabul edilemez sonuçlar doğurmaktadır. Olay farklı mühendislik guruplarının çıkar/meslek kavgası haline gelmiştir. Tüm dünyada yapılan uygula­maların Türkiye'de de geçerlik kazanması için başta yetkin mühendislik konusunun çözümü olmak üzere İnşaat Mühendisleri Odasına önemli görevler düşmektedir.

Yazar :
Prof. Dr. Akın ÖNALP, İstanbul Kültür Üniversitesi, İstanbul
Kaynak : TMH - Türkiye Mühendislik Haberleri Sayı 431


Yukarı Git Yazılara Dön

Son Eklenen Yazılar

Doğrudan - Dolaylı Şantiye Giderleri  /   İnşaat Yazıları-2 Emlak danışmanlarının aşina olduğu sorular!  /   İnşaat Yazıları-1
İngilizce Belirteçler Quantifiers Konusu konusarakogren.com'da  /   İnşaat Yazıları-2 Tag Heuer Saat Tarzlarında Zarif Dokunuşlar modasaat.com  /   İnşaat Yazıları-2
Kirişli radye temel nedir? Kirişli radye temel çeşitleri nelerdir?  /   İnşaat Sistemleri EPDM Membran  /   İnşaat Yazıları-2

ÖNERİLERİMİZ

YAZILARI TAKİP ET!

TANITIM

ingilizce türkçe çeviri 2019 TYT Konuları malatya oto ekspertiz malatya rent a car malatya web tasarım