Çizimler Haberler Kitaplar Resim Galerisi Videolar Yazılar
Buradasınız » Anasayfa » Yazılar » İnşaat Yazıları-2 » Diğer Yazılar » Çalışma hayatı mevzuatından kaynaklanan sorunlar
Yazılara Dön

Çalışma hayatı mevzuatından kaynaklanan sorunlar

3.1. İstihdam Potansiyelinin Artırılması İçin Alınacak Önlemler

Ülkemizde toplumsal uzlaşmanın yaratılması için önemli bir fırsat ve işbirliği zemini oluşturan Ekonomik ve Sosyal Konsey çatısı altında Ülkenin önemli ekonomik ve sosyal gündem maddeleri ele alınarak, sorunlara ortak çözüm yolları geliştirilmelidir.

Bu amaçla Konsey, bir çalışma programı dahilinde ve düzenli olarak toplanmalı; araştırma ve inceleme yapmak, görüş oluşturmak ve raporlar hazırlamak üzere, çalışma hayatı, makro ekonomik politikalar, AB ile izlenecek sosyal politikalar, insan kaynakları gibi konularda kurulmuş bulunan, ancak bu güne kadar hiç faaliyet göstermeyen “Çalışma Kurulları” işlevsel kılınmalıdır.

Çağdaş İş Kanunu’nun hayata geçirilmesi ile birlikte, Ülkemiz ağırlaşan istihdam sorununun çözümü için “İstihdam Odaklı Politikalar” ivedilikle uygulamaya konulmak zorundadır.

Türkiye üretken istihdamı artırma amacına dayalı bir “Ulusal İstihdam Politikasını” sosyal diyalog yöntemiyle geliştirmeli ve AB istihdam stratejisi ile bütünleştirmelidir.

İzlenecek ekonomik politikalar, reel sektörün yatırım, üretim, ihracat ve istihdam yaratma kapasitesinin arttırılmasına gereken önem ve ağırlığı vermelidir. Ayrıca, sosyal uzlaşma ve işbirliği ile bir “Ulusal Rekabet Gücü Politikası” oluşturulup bir an önce uygulamaya konulmalıdır.

İşletmeler üzerindeki sosyal yükler gözden geçirilerek, rekabet etme ve istihdam yaratma hedeflerini gerçekleştirmeye imkan tanıyacak bir düzeye çekilmeli ve teşvik edici yönü ağır basan bir yaklaşımla ele alınmalıdır.

Vergi, SSK primi, işsizlik sigortası primi, tazminat gibi ücret-dışı işgücü maliyeti ödemeleri, belirli bir takvime bağlı şekilde, kademeli olarak rakip ekonomilerden daha düşük düzeylere indirilmelidir.

Azalan SSK prim tahsilatı, ancak prim yükü azaltılarak büyütülebilir.

İşletmede istihdam edilen personel sayısı arttıkça işletme yükümlülüklerinde azalışı sağlayacak bir sisteme geçilmelidir.

Reel sektörün vergi yükünü azaltacak bir reforma gidilmelidir.

Kurumlar Vergisi % 15-25 olan dünya ortalamalarına çekilmeli, toplam Gelir ve Kurumlar Vergisi yükü üç yıllık bir süreç içinde ödenebilir bir orana indirilmelidir.

Azalan vergi hasılatı, ancak vergi yükü azaltılarak büyütülebilir.

İlave istihdam yaratan işletmeler, SSK primleri ve işsizlik sigortası işveren payları, elektrik ve doğal gaz ödemeleri, muhtasar, gelir ve kurumlar vergisi ödemeleri açısından teşvik edilmelidir.

Yerel yönetimlerle işbirliği yapılarak alt yapı hizmetlerinin sadece kayıtlı işletmelere verilmesi sağlanmalıdır.

Türkiye'yi dünyada "iş ve yatırım yapmaya elverişli ülkeler" sıralamasının başına çıkarmayı hedefleyen bir Yatırım Eylem Programı hazırlanıp yürürlüğe konmalıdır.

Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin yabancı yatırımcıya sağladığı 5 yıllık vergi muafiyeti, ücret sübvansiyonu, bedelsiz arsa vb. kolaylıklar ülkemizce de uygulanmalıdır. Ayrıca, yatırım yapacak işverenin önündeki hukuki, mali ve teknik engeller kaldırılmalıdır.

Çalışma mevzuatı esnek düzenlemeler içermeli; standart dışı istihdam biçimleri hukuki dayanağa kavuşturulmalıdır.

Bürokratik sistem, gelişmiş ülkelerin "minimum bürokrasi" ilkesine uygun olarak yenilenmeli; yasal ve idari işlemler ve süreçler basitleştirilmeli ve hizmet birimleri arasında koordinasyon sağlanmalıdır. Reel sektörün tabi olduğu tüm formaliteler tek bir hizmet biriminde tamamlanmalıdır.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi, İstihdam Bakanlığı olmaya yönelmeli; sosyal politikaların ve çalışma mevzuatının istihdamı artırır şekilde düzenlenmesine yönelik çalışmalara ağırlık vermelidir.


3.2. Asgari İşçilik Oranları

Asgari İşçilik Oranları Uygulaması, SSK tarafından 1994 yılından bu yana devam eden “tahmini sigortalılık” tespitine yönelik bir sistemdir.Yalnızca inşaat işkoluna bağlı işyerleri bu uygulamaya muhatap olmakta, bireysel sigortalılıkla ilişkilendirilmeyen ilave ödemeler yapılmak zorunda kalınmaktadır.

SSK bünyesinde oluşturulan bir komisyon tarafından belirlenen oranlar fiili durumla bağdaşmamakta, yüksek miktarlara ulaşan SSK primlerinin ağırlığının yanı sıra, sigortalılarla ilişkilendirilemediği için prim vasfı taşımayan ek ödemeler, inşaat işverenleri yönünden haksızlığa sebep olmaktadır.

Özellikle ileri teknoloji ile yapılan işlerde, işçilikler fiilen düşük olduğu halde yapılan uygulama ile gerçeğe uymayan yüksek oranlı işçilik tespit edilmektedir. Bu orana göre tespit edilen miktarlar ödenmediği takdirde SSK’dan ilişiksizlik belgesi alınamamakta, idarelerdeki teminatların iadesi mümkün olmamaktadır.

Hukuki sorunların yanısıra 16 – 192 sayılı Ek Genelge çerçevesinde yürütülen uygulama, Genelge içeriğinde yer alan oranların taşıdığı çelişki, yanlışlık ve eks.klikler dolayısıyla da sorunlar büyümektedir.

Yapım işlerinin gerçekleştirilmesindeki fiili durumlarla bağdaşmayan, inşaat işverenlerini farklı bir sigorta uygulamasına muhatap kılan bu düzenlemenin mutlaka kaldırılması gerekmektedir. Söz konusu uygulamada Teknolojik ilerleme, işlerde kullanılan araç ve ekipmanlar, işlerin yapım metodları, İdarece verilen malzeme değerleri v.b. unsurların dikkate alınmadığını dolayısıyla çok büyük sıkıntılara ve hak kayıplarına neden olunduğunu belirtmek isteriz.


Yukarı Git Yazılara Dön

Son Eklenen Yazılar

Doğrudan - Dolaylı Şantiye Giderleri  /   İnşaat Yazıları-2 Emlak danışmanlarının aşina olduğu sorular!  /   İnşaat Yazıları-1
İngilizce Belirteçler Quantifiers Konusu konusarakogren.com'da  /   İnşaat Yazıları-2 Tag Heuer Saat Tarzlarında Zarif Dokunuşlar modasaat.com  /   İnşaat Yazıları-2
Kirişli radye temel nedir? Kirişli radye temel çeşitleri nelerdir?  /   İnşaat Sistemleri EPDM Membran  /   İnşaat Yazıları-2

ÖNERİLERİMİZ

YAZILARI TAKİP ET!

TANITIM

ingilizce türkçe çeviri 2019 TYT Konuları malatya oto ekspertiz malatya rent a car malatya web tasarım