Çizimler Haberler Kitaplar Resim Galerisi Videolar Yazılar
Buradasınız » Anasayfa » Yazılar » İnşaat Yazıları-1 » Finansal Yönetim » Enflasyon Muhasebesi...
Yazılara Dön

Enflasyon Muhasebesi...

I. Giriş

"Fiyatlar genel düzeyinin devamlı ve önemli ölçüde artması" olarak tanımlanan enflasyonun ekonomik ve sosyal hayat üzerinde bir çok etkisi vardır.

Ülkemizde 1970’li yılların ortalarından başlayan yüksek enflasyon, 2003 yılına kadar dönem itibarıyla, ortalama yıllık %70ler civarında seyretmiştir. Uzun yıllar enflasyonist ortamın hüküm sürdüğü ülkemizde, enflasyonun makro etkileriyle, işletmeler ve ticari hayat üzerindeki etkileri adeta yaşanarak öğrenilmiştir. Enflasyonun "makro ekonomik" düzeyde etkilerinin yanı sıra, geleneksel muhasebenin fonksiyonlarını yerine getirmesini engelleyerek işletmeler düzeyinde de önemli etkileri olmaktadır. Bu etkiler başlıca şu şekilde özetlenmektedir.

- İşletmelerin aşırı şekilde borçlanmasına dolayısıyla özkaynak yabancı kaynak dengelerinin bozulmasına yol açmaktadır. Böylece işletmeler ağır finansman yükü altına girmektedirler.

- İşletmelerin alacaklarının tahsili güçleşmekte, satış politikaları bozulmaktadır.

- Fon yetersizliği, hammadde tedarikleri sorunları nedeniyle üretimi azaltıp işsizliği arttırmaktadır.

Enflasyonist bir ortamda, muhasebenin dayandığı temel varsayım olan ve ölçü birimi olarak kullanılan "paranın satın alma gücünün değişmezliği" ilkesi geçerliliğini kaybetmektedir. Bu durumda, Mali Tablolardaki bilgiler işletmelerin mali durumunu ve faaliyet sonuçlarını güvenilir ve gerçeğe uygun olarak yansıtmaktan uzaklaşmakta ve mali tablolardaki bilgiler karşılaştırılabilirlik özelliğini kaybetmektedirler.

Muhasebe bilgileri ve mali tabloların güvenilir ve karşılaştırılabilir olmaması firma ile ilgili karar birimlerini, ortakları, yatırımcıyı, kamuyu ve diğer ilgilileri yanıltmaktadır. İşletme yöneticileri ve yatırımcılar kararlarını doğru finansal bilgilere dayandırmamakta, şirketin performansını değerlendirememekte, gerçekleşmeyen karlar üzerinden alınan vergiler ve dağıtılan kar payları, işletmelerin uzun dönemde öz sermayelerin gerçek satın alma gücünün ve üretim gücünün azalmasına yol açmaktadır.

Enflasyon muhasebesinin amacı, paranın satın alma gücünün değiştiği gerçeğinden hareket ederek, homojenliğini kaybeden mali tabloların, aynı para birimi ile ifade edilmesi, gelir ve giderlerini cari para değeriyle ifade edilerek gerçek faaliyet sonuçlarının bulunması ve parasal değerleri elde bulundurmaktan dolayı işletmenin uğradığı kazanç yada kaybın ortaya konulmasıdır.

Enflasyon muhasebesi ilk defa 1989 yılında 29 No’lu Uluslar arası Muhasebe Standardı "Hiperenflasyonist Ekonomilerde Mali Raporlama"’nın yayımı ile uygulamaya geçmiştir. Ülkemizde de Türkiye Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulu tarafından Yüksek Enflasyon Dönemlerinde Finansal Raporlama Standardı 1977 yılında yayınlanmıştır.

Sermaye Piyasası Kurulu 28.11.2001 tarihinde yayınladığı XI/20 no’lu "Yüksek Enflasyon Dönemlerinde Mali Tabloların Düzeltilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ" ile halka açık şirketler için enflasyon muhasebesini zorunlu kılmıştır. Bu tebliğe göre 31.12.2003 tarihi itibarıyla SPK mevzuatına tabi şirketler açıklayacakları mali tablolarını tebliğde öngörülen esaslara göre hazırlayacaklardır. Bir başka değişle, 31.12.2003 tarihi itibarıyla düzenleyecekleri mali tablolarını enflasyona göre düzelteceklerdir. BDDK tarafından çıkarılan ve 22.06.2002 tarihinde yayımlanan Muhasebe Uygulama Yönetmeliğine ilişkin 14 sayılı Tebliğ ile Bankalar ve Konsolidasyona tabi iştirakleri açısından enflasyon muhasebesi 31.12.2002 tarihi itibarıyla düzenlenen mali tablolardan başlamak üzere zorunlu hale getirilmiştir.

Bu gelişmelerden sonra, Maliye Bakanlığı, kısa bir süre önce, Vergi Uygulamasında tam enflasyon düzeltmesini sağlayacak yasal düzenleme hazırlıklarını tamamlayacak, tasarının yasalaşması için TBMM’ne sunulmasını sağlamıştır. Söz konusu konun tasarısı "Vergi Usul Kanunu, Gelir Vergisi kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanununda Değişiklik yapılması Hakkında Kanun" tasarısıdır.

BDDK ve SPK tarafından hazırlanan enflasyon muhasebesi düzenlemeleri UMS 29 ile büyük benzerlikler göstermektedir. Maliye Bakanlığı’nca hazırlanan kanun tasarısı da yine UMS 29’u esas almıştır. Bütün bu düzenlemeler ile Enflasyon Muhasebesi Uygulamalarında, "Fiyatlar Genel Seviyesi Muhasebe Modeli"nin esas alındığı anlaşılmaktadır.

Kanun tasarısının yasalaşması ile birlikte 01.01.2004 tarihinden itibaren Vergi Mükellefleri yönünden de "Enflasyon Muhasebesi" uygulanmaya başlayacaktır.

Bu genel girişten sonra, bu yazımızda "Enflasyon Muhasebesi"nin temel kavramları kısaca tanımlanmakta kanun tasarısının düzenlediği şekliyle enflasyon muhasebesi açıklanmaya çalışılmaktadır.

II. Mali Tabloların Enflasyon Muhasebesine Göre Düzeltilmesi

1. Düzeltme İşlemi

Önceki bölümde de değinildiği üzere, enflasyon nedeniyle paranın satın alma gücünde meydana gelen değişmeler, tarihsel maliyetler esas alınarak hazırlanmış mali tabloların homojenliğini bozarak güvenilirliğini ve gerçeğe uygunluğunu engellemektedir.

Enflasyon muhasebesi uygulaması, paranın satın alma gücünde meydana gelen değişmelerin, düzeltme kat sayısı kullanmak suretiyle mali tabloların düzeltme işlemine tabi tutulmasıdır. Bu düzeltme işlemi ile paranın satın alma gücündeki değişmelerin mali tablolardaki etkisi giderilerek, tabloların paranın cari satın alma gücü cinsinden ifade edilmesi sağlanmış olur.

Düzeltme işlemlerini yapmak için öncelikle Bilanço tarihi itibarıyla hangi hesapların paranın satın alma gücünü yansıtıp yansıtmadığının belirlenmesi gerekir. Parasal kalemler – Parasal olamayan kalemler gruplandırması bu amaçla yapılmaktadır. Enflasyon düzeltmesi bilanço tarihi itibarıyla paranın satın alma gücünü yansıtmayan parasal olamayan varlık ve yükümlülükler esas alınarak yapılmaktadır.

Enflasyon muhasebesi uygulaması, parasal olmayan varlık ve yükümlülüklerin bilanço tarihindeki paranın satın alma gücü ile mali tablolarda yer alması gerektiğinden, parasal olamayan varlık ve yükümlülüklerin, işlem tarihinden, bilanço tarihine kadar geçen sürede gerçekleşen fiyat endeksindeki artış esas alınarak hesaplanan düzeltme katsayıları kullanılarak düzeltilmesidir.

Parasal kalemler ise cari para değerini yansıttığı gerekçesiyle düzeltme işlemine tabi tutulmazlar. Enflasyon kayıp ve kazançlarının asıl olarak parasal varlık ve yükümlülükler üzerinden kaynaklandığı düşünülebilir. Fiyat artışları nedeniyle parasal kalemlerde de, paranın satın alma gücü dolayısıyla parasal kayıplar oluşur. Ancak, enflasyon muhasebesi modelleri, bu kayıpları uygulama kolaylığı nedeniyle parasal olmayan varlık ve yükümlülüklerdeki değişimi ölçerek hesaplamaya çalışır. Bilanço denkliği ilkesi dolayısıyla parasal kalemlerdeki değişimin, parasal olmayan kalemlerdeki değişime eşit olduğunu varsayımı ile, hesaplanan kayıp veya kazanç da parasal kalemler üzerinden hesaplanana eşit olacaktır.

Bu çerçeve içinde, enflasyon düzeltmesi uygulamasında sırasıyla, düzeltmeye tabi bilanço varlık ve yükümlülüklerinin belirlenmesi, düzeltme tarihinin saptanması, düzeltmeye esas tutarların ve düzeltme katsayısının tespitinin yapılması gerekmektedir.

2. Bilanço Hesaplarında Parasal / Parasal Olmayan Hesapların Ayrıştırılması

Parasal Hesaplar, paranın değerindeki değişmeler karşısında nominal değerini koruyan ancak satın alma güçleri değişen hesaplardır. Parasal Kalemler elde bulundurulan nakit ile nakit para şeklinde elde edilecek yada ödenecek kalemlerdir.

Parasal olmayan hesaplar ise parasal hesaplar dışındaki hesaplardan oluşur.

Parasal Aktif Hesaplar

- Hazır Değerler (TL Hesapları)
- Ticari ve Diğer Alacaklar
- Özel – Kamu Kesimi Tahvil – Senet Bonoları
- Diğer Menkul Kıymetler
- Verilen sipariş avansları (sabit fiyattan mal alımını garanti etmeyen)
- Diğer Dönen Varlıklar
- Bağlı Menkul Kıymetler (tahvil vb)
- Diğer finansal duran varlıklar
- Peşin ödenen vergi ve fonlar

Parasal Pasif Hesaplar


- Mali Borçlar
- Ticari Borçlar
- Diğer Borçlar
- Alınan Avanslar (sabit fiyat garanti etmeyen)
- Borç ve Gider Karşılıkları

Parasal Olamayan Aktif Hesaplar

- Stoklar
- İştirakler
- Sabit Kıymetler
- Peşin Ödenmiş Giderler
- Verilen Avanslar (Fiyat sabit ise)

Parasal Olamayan Pasif Hesaplar


- Sermaye
- Emisyon Primleri
- Ertelenmiş Gelirler
- Alınan Avanslar (satış fiyatı sabit)
- Birikmiş Karlar

Parasal olmayan hesaplar içinde yer alan ancak cari değerleri ile değerlenen yabancı para, kıymetleri madenler, hisse senetleri ve menkul kıymetler gibi kalemler ile getirileri veya anaparaları enflasyona endekslenmiş olan varlık ve yükümlülükler, parasal kar-zararın hesaplanmasında parasal kalemler gibi işleme tabi tutulur.

Parasal Hesaplar, daha önce de belirtildiği üzere, Bilanço tarihinde paranın cari satın alma gücünü yansıttığı için, enflasyona göre düzeltilmezler.

Parasal olmayan hesapları ise fiyat hareketleri doğrultusunda değer kazanıp kaybederler. Bu hesaplar, Bilançolarda maliyet değerleriyle yer aldıklarından enflasyon şartları altında gerçek değerinin altında görünür ve bilançolar gerçeği yansıtmaz. Bu nedenle parasal olamayan varlıkların gerçek değerleri ile Bilançolar da gösterilmesi gerekir.

3. Parasal Olmayan Hesapların Düzeltilmesi


Enflasyon düzeltmesi parasal olamayan varlık ve yükümlülüklerin (aktif ve pasiflerin) mali tablolarda, Bilanço tarihindeki paranın satın alma gücü üzerinden ifade edilmesidir. Bunu sağlamak için, parasal olmayan hesapların bilanço değerleri, işlem tarihinden, bilanço tarihine kadar geçen sürede gerçekleşen TEFE endeksindeki artışa göre hesaplanan düzeltme katsayısı kullanılarak düzeltilir.

Bu hesaplar, enflasyona göre düzeltilmiş bilançoda bu şekilde düzeltilmiş değerleri ile gösterilir. Parasal hesaplar ise düzeltilmiş bilançoya düzeltme işlemine tabi tutulmadan mevcut değerleri ile aktarılır.

Parasal olmayan hesaplarda yer alan işlemlerin büyük bir çoğunluğu, işlemin yapıldığı tarihteki maliyet veya bu maliyetten varsa birikmiş amortismanlar düşüldükten sonraki değerleri ile gösterilebilirler. Her kalemin enflasyona göre düzeltilmiş değeri, alım gününden, bilanço gününe kadar oluşan fiyat artışları genel endeksindeki değişimin bilançoda gösterilen değerlere uygulanması suretiyle belirlenir. Bu nedenle maddi duran varlıklar, mali duran varlıklar, stoklar, gayrımaddi varlıklar gibi kalemler alım tarihi itibarıyla düzeltilir. Yarı mamul ve mamuller alım ve üretim tarihine göre düzeltilir.

III.Enflasyon Muhasebesi (Düzeltmesi) Kanun Tasarısının Getirdigi Düzeltmeler


Kanun tasarısında, enflasyon düzeltmesi işlemlerinin önceki bölümler de açıklanan enflasyon düzeltmesi yöntemine paralel, mali tablolarda yer alan parasal olmayan hesapların düzeltilmesi suretiyle yapılması, öngörülmektedir. Aşağıda kısaca belirtilen konularda düzenlemeler yapılmaktadır.

1. Enflasyon Düzeltmesine Tabi Olacak Mükellefler:

Kazançlarını bilanço esasına göre tespit eden gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri enflasyon muhasebesi (düzeltmesi) ne tabi olacaklardır. Buna göre, serbest meslek erbabı ile işletme defteri esasına göre ticari kazancını tespit edenler enflasyon düzeltmesi yapmayacaklardır.

2. Enflasyon Düzeltmesinin Yapılma Koşulları :


Enflasyon düzeltmesi fiyat endeksindeki artışın içinde bulunulan dönem dahil son üç hesap döneminde %100 olan ve içinde bulunulan hesap döneminde %10 dan fazla olması halinde zorunludur.

Kapsam dahilindeki mükellefler, geçici vergi dönemlerinin sonu itibarıyla mali tabloların düzenlemek ve enflasyon düzeltmesi yapmak zorundadır. Geçici vergi dönemlerinde yukarıda belirtilen oranların tespitinde son üç hesap dönemi yerine üçer aylık dönemlerin son ayı dahil önceki 36 ay ve içinde bulunulan hesap dönemi yerine son 12 ay dikkate alınır. Bir hesap dönemi içindeki geçici dönemlerin her hangi birinde düzeltme yapılması halinde takibeden geçici vergi dönemlerinde ve içinde bulunulan hesap dönemi sonunda da düzeltme yapılır.

Bakanlar Kurulu burada yer alan %100 oranını %35’ kadar indirmeye veya tekrar kanuni seviyesine yükseltmeye, %10 oranını ise %25’e kadar çıkarmaya veya kanuni seviyesine indirmeye yetkilidir.

3. Enflasyon Düzeltmesi İle İlgili Kavramlar

Parasal kıymetler; Türk Lirasının değerindeki değişmeler karşısında nominal değerleri aynı kaldığı halde satın alma güçleri fiyat hareketlerine göre ters yönde değişen kıymetlerdir.

Parasal olmayan kıymetler; parasal kıymetler dışındaki kıymetlerdir.

Parasal kıymetler ve parasal olmayan kıymetler muhasebe literatüründeki tanımlarına uygun olarak önceki bölümlerinde ayrıntılı olarak açıklanmıştı. Kanun tasarısında, Maliye Bakanlığı’na parasal ve parasal olamayan kıymetleri belirleme yetkisi verildiğinden, bu kalemlerin Kanunun yasalaşmasını takiben çıkarılacak bir Tebliğ’de açıklanması beklenmektedir.

Düzeltme katsayısı; mali tabloların ait olduğu aya ilişkin fiyat endeksinin, düzeltmeye esas alınan tarihi içeren aya ait ortalama fiyat endeksine bölünmesiyle elde edilen katsayıdır.

Ortalama düzeltme katsayısı; mali tabloların ait olduğu aya ilişkin fiyat endeksinin, bu endeks ile bir önceki dönemin sonundaki fiyat endeksi toplamının ikiye bölünmesi sonucu bulunan endekse bölünmesiyle elde edilen katsayıdır.

Fiyat endeksi; (TEFE) Devlet İstatistik Enstitüsünce Türkiye geneli için hesaplanan ve ilan edilen Toptan Eşya Fiyatları Genel Endeksidir.

Ortalama fiyat endeksi; düzeltmeye esas alınan tarihi içeren ayın sonundaki fiyat endeksi ile söz konusundaki fiyat endeksi ile söz konusu aydan bir önceki ayın sonundaki fiyat endeksi toplamına ikiye bölünmesi sonucu bulunan endeksidir.

Reel olmayan finansman maliyeti; her türlü borçlanmada, borç tutarlarına (yabancı para üzerinden borçlanmalarda düzeltme tarihindeki Türk Lirası karşılıklarına), borcun kullanıldığı döneme ait TEFE artış oranının uygulanması suretiyle hesaplanan tutardır.

Enflasyon düzeltmesi uygulamasında bazı toplulaştırılmış yöntemlerin kullanılmasına izin verilmektedir. Kanun Tasarısında tanımlanan yöntemler şunlardır:

Basit ortalama yöntemi; gelir tablosu kalemleri ile stokların düzeltmede esas alınacak tarihlere bağlı kalınmaksızın dönem ortalama düzeltme katsayısı ile çarpılması suretiyle enflasyon düzeltmesine tabi tutulmasıdır.

Hareketli ağırlıklı ortalama yöntemi; dönem sonu stok ve dönem içinde satılan mal maliyetinin enflasyon düzeltmesine esas alınacak tutarlarının hareketli ağırlıklı ortalama düzeltme katsayısı ile çarpılması suretiyle enflasyon düzeltmesine tabi tutulmasıdır. (Bir önceki döneme ait düzeltilmiş satılan mal maliyeti enflasyon düzeltmesi yapılan dönemin sonuna taşıma katsayısı uygulanarak taşınır. Bu hesaplamalarda amortisman ve reel finansman giderleri, endekslenmeden dikkate alınır.), Hareketli ağırlıklı ortalama düzeltme katsayısı; enflasyon düzeltmesine tabi tutulmuş dönem başı stokun ilgili dönemin sonuna taşınmış değeri ile dönem içi alış ve giderlerin enflasyon düzeltmesine tabi tutulmuş değerleri toplamının, dönem başı stok ile dönem içi alış ve giderlerin enflasyon düzeltmesine esas alınacak tutarlarının toplamına bölünmesi ile bulunan katsayıdır.

Taşıma; mali tablolardaki parasal ve parasal olmayan tutarların, taşıma katsayısı kullanılarak ilgili dönemin sonundaki yeni değerlerinin hesaplanması işlemidir. Bir önceki dönem mali tablolarındaki tutarların cari dönem mali tabloları ile karşılaştırılabilmesi için yapılan bir işlemdir.

Taşıma katsayısı; mali tabloların ait olduğu aya ilişkin fiyat endeksinin, bir önceki dönemin sonundaki (yıl içinde işe başlayanlarda, işe başlanılan aya ilişkin ortalama) fiyat endeksine bölünmesiyle elde edilen katsayıdır.

Enflasyon fark hesapları; parasal olmayan kıymetlerin düzeltilme işlemi sonrası değeri ile düzeltme öncesi değeri arasındaki farklarının kaydedildiği hesaplardır.

Enflasyon düzeltme hesabı; parasal olmayan kıymetlerin düzeltilmesi sonucu oluşan farkların kaydedildiği hesabı ifade eder. Bu hesap enflasyon fark hesapları ile karşılıklı olarak çalışır. Parasal olmayan aktif kıymetlerin enflasyon düzeltmesine tabi tutulması sonucu oluşan farklar bu hesabın alacağına, parasal olmayan pasif kıymetlerin enflasyon düzeltmesine tabi tutulması sonucu oluşan farklar ise borcuna kaydedilir. Enflasyon düzeltme hesabının bakiyesi gelir tablosuna aktarılmak suretiyle kapatılır.

Net parasal pozisyon; parasal varlıklarla parasal yükümlülükler arasındaki farktır.

4. Enflasyon Düzeltmesinin Yapılma Usulü

Kanun tasarısına göre enflasyon düzetmesi; parasal olmayan kıymetlerin enflasyon düzetmesinde dikkate alınacak tutarlarının düzetme katsayısı ile çarpılması suretiyle, mali tablonun ait olduğu tarihteki satın alma gücü cinsinden hesaplanmasını ifade etmektedir. Anlaşıldığı üzere, vergi uygulaması açısından yapılacak düzetme işleminde de sadece parasal olmayan kıymetler düzeltilecektir. Parasal kıymetlerin düzeltilmesi söz konusu değildir.

Kanun tasarısının enflasyon düzeltmesi için sadece bilançonun düzeltilmesini yeterli gördüğü anlaşılmaktadır. Tasarıda gelir tablosuna bazı atıflar bulunmakla birlikte, doğrudan gelir tablosu kalemlerinin düzeltilmesine ilişkin bir açıklama yoktur. Ancak Maliye bakanlığı’na bu konuda düzenleme yapma yetkisi verilmiştir.

5. Düzeltme İşleminde Esas Alınacak Tarihler

Enflasyon düzeltmesi uygulamasındaki en önemli konulardan bir tanesi de düzeltme işleminde esas alınacak tarihlerin tespitidir. Kanun Tasarısında düzeltme tarihleri her bir parasal olmayan kıymet için ayrı ayrı açıklanmıştır.

• Satın alma tarihi itibariyle düzeltilecek kıymetler: alış Bedeli ile değerlenen menkul kıymetlerle mali duran varlıklar.
• Defterlere kayıt tarihi itibariyle düzeltilecek kıymetler: İlk madde ve malzeme, ticari mallar, yarı mamul ve mamul stokların maliyetine dahil edilen unsurlar, peşin ödenen ve gelecek aylara ve yıllara ait giderler, maddi duran varlıklar ve bu varlıkları oluşturan unsurlar, yıllara sari inşaat ve onarım hakedişleri.
• Tahsil tarihi itibariyle düzeltilecek kıymetler: parasal olmayan alınan depozito ve teminatlar, avanslar, nakit olarak ödenmiş sermaye hisse senetleri ihraç primleri ve hisse senedi iptal karları.
• Ödeme tarihleri itibariyle düzeltilecek kıymetler: Parasal olmayan verilen depozito ve teminatlar, avanslar haklar ve şerefiyeler ile nakdi sermaye karşılığı alınan hisse senetleri.
• Mülkiyetin intikal ettiği tarih itibariyle düzeltilecek kıymetler: ayni sermaye olarak konulan kıymetler.
• Tescil tarihi itibariyle düzeltilecek kıymetler: Kar yedekleri, geçmiş yıl karları ve net dönem karının sermayeye ilave edilmesiyle arttırılan sermaye.
• Ayrıldıkları tarih itibariyle düzeltilecek kıymetler: Parasal olmayan karşılıklar.

6. Düzeltme İşleminde Esas Alınacak Tutarlar

Düzeltme işleminde iktisadi kıymetlerin Vergi Usul Kanununun değerleme hükümlerine göre tespit edilen tutarları esas alınacaktır. Buna göre, özetle, Gayrimenkuller, demirbaş eşya ve emtia maliyet bedeli, hisse senetleri alış bedelleri, genel olarak diğer menkul kıymetler varsa borsa rayici, alacak ve borçlar ile ilk tesis ve taazzuv giderleri ile peştemallıklar mukayyet değerleri üzerinden düzeltmeye konu edilecektir.

Ancak stokların, satılan malın ve maddi duran varlıkların maliyet bedeli ile mali duran varlıkların alış bedeline intikal ettirilen reel olmayan finansman maliyetleri varsa bunlar düşüldükten sonra bulunan tutarlar düzeltmeye tabi tutulacaktır.

Toplulaştırılmış yöntemlerle düzeltmeye tabi tutulan kıymetlerin alış veya maliyet bedeline intikal ettirilen reel olmayan finansman giderlerin düşülmesi ihtiyari bırakılmıştır.

Düzeltme sonucu bulunan tutarlar izleyen dönemde enflasyon düzeltmesi yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın izleyen dönemin başlangıç değerleri olarak dikkate alınacaktır.

7. Reel Olmayan Finansman Giderlerinin Ayrıştırılması

Kanun tasarısında reel olmayan finansman giderlerinin stokların ve maddi duran varlıkların maliyetinden düşülmesi sağlanarak, maliyetlerin reel olmayan kısmının ayrıştırılmasını getirmektedir. Faizler zaten enflasyon unsurunu içerdiğinden, maliyete ilave edilerek fiyat endeksi ile düzeltilmesi bir mükerrerliğe yol açmaktadır. Bu nedenle, düzeltilme işleminden önce reel olmayan finansman giderlerinin ayrıştırılması zorunlu kılınmıştır.

Kanun tasarısında dileyen mükelleflerin, reel olmayan finansman maliyetini, toplam finansman maliyetlerine, ilgili döneme ait TEFE artış oranının dönem ortalama ticari kredi faiz oranına bölünmesi suretiyle Maliye Bakanlığınca belirlenen oranı uygulayarak da tespit edebilecekleri belirtilmiştir. Ancak bu yöntemi seçen mükelleflerin seçtikleri yöntemden bu seçimi yaptıkları hesap dönemi dahil üçüncü hesap döneminin sonuna kadar dönmeyecekleri ifade edilmiştir.

8. Enflasyon Düzeltmesinde Muhasebe Uygulaması,


SPK ve BDDK tarafından yürürlüğe konulan enflasyon muhasebesi uygulaması, yasal muhasebe kayıtlarında bir değişikliği gerektirmemekle birlikte, Maliye Bakanlığı’nca hazırlanan Kanun Tasarısının Öngördüğü enflasyon düzeltmesi uygulanması düzletme sonuçlarının muhasebeye yansıtılmasını zorunlu kılmaktadır.

Parasal olmayan kıymetlerin fiyat endeksi ile düzletilmesi sonucu oluşan farkların, bu kıymetle ilgili "Enflasyon Fark Hesaplarına" kaydı gerekmektedir. Bu hesap, "Enflasyon Düzeltme Hesabı" ile karşılıklı çalıştırılmakta, söz konusu hesaba, parasal olmayan aktiflerin düzeltilmesinden oluşan farklar için alacak, parasal olmayan kıymetlerin düzeltilmesi sonucu oluşan farklar için borç kaydı verilmektedir. Son olarak, "Enflasyon Düzeltme Hesabı" bakiyesi, gelir tablosuna aktarılarak kapatılmaktadır.

Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin fiyat endeksi ile düzeltilmesi halinde, amortismanlar ve itfa payları bu düzeltilmiş değerler üzerinden hesaplanarak kayıtlara intikal ettirilecektir.

Enflasyon düzeltilmesine tabi tutulan değerlerin elden çıkarılması alında ise, bunlara ilişkin enflasyon düzeltme farkları maliyet addolunur. Dolayısıyla, yeniden değerleme uygulamasından farklı olarak, enflasyon düzeltmesinin sonuçları, iktisadi kıymetin satışı sırasında dikkate alınır, ilave vergilendirme yapılmaz.

Yıllara sari inşaat ve onarma işlerine ait maliyet ve hakedişlere ilişkin düzeltmeler, enflasyon düzeltme hesabı yerine "Yıllara sari inşaat enflasyon düzeltme hesabına" kaydedilir. Bu hesap işin bitiminde kar/zarar hesabına intikal ettirilir.

Pasif kalemlere ait enflasyon fark hesapları, kurumlar vergisi mükelleflerince sermayeye ilave dışında herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde, bu işlemlerin yapıldığı dönemlerin kazancı ile ilişkilendirilmeksizin, bu dönemde vergiye tabi tutulur. Bu farkların sermayeye ilave edilmesi ise kâr dağıtımı sayılmaz. Gelir vergisi mükelleflerince söz konusu farklar başka bir hesaba aktarılamaz; aktarılması vaya sermayeye ilave edilmesi halinde işletmeden çekilen değer olarak kabul edilir.

Enflasyon düzeltmesi sonucu vergi matrahın tespitinde, kanunen kabul edilmeyen giderler, istisnalar ve geçmiş yıl mali zararları enflasyon düzeltmesine tabi tutulmuş tutarları ile dikkate alınır.

Kanun Tasarısı enflasyon düzeltmesi uygulamasının ilk kez 2004 yılı için yapılmasını öngördüğünden, 31.12.2003 tarihli bilançoda yer alan parasal olmayan aktiflerin düzeltilmesi gerekmektedir. Zira, belli bir döneme ilişkin olarak enflasyonun mali tablolar üzerindeki etkisini görebilmek açısından, bir önceki dönem sonu bilançonun da enflasyona göre düzeltilmiş olması zorunludur.

31.12.2003 tarihli bilançoda yer alan parasal olmayan kıymetlerin düzeltilmesinde aşağıdaki esaslar dikkate alınır.

a) Düzeltme işlemi, Türkiye geneli için hesaplanan toptan eşya fiyatları genel endeksi göz önünde bulundurularak Maliye Bakanlığınca belirlenen düzeltme katsayıları kullanılarak yapılır. Düzeltme işlemi 1970 yılından itibaren uygulanır. Bu yıldan önce aktif ve pasife giren kalemler 1970 yılında girmiş kabul edilir.
b) Maddi duran varlıklar maliyet bedeli, mali duran varlıklar ise alış bedeli üzerinden düzeltmeye tabi tutulur.
c) Maddi duran varlıklar, mali duran varlıklar ve özel tükenmeye tabi varlıklar ile stokların maliyet veya alış bedelleri içinde yer alan ve tevsik edilebilen reel olmayan finansman maliyeti, ilgili varlığın maiyet veya alış bedelinden düşülür. Mükelleflerin reel olmayan finansman maliyetini tevsik edememeleri halinde;
  aa) Son beş hesap dönemi içinde aktife giren kıymetlerin maliyet bedeline dahil edilen finansman giderlerinin reel olmayan kısımları, Maliye Bakanlığınca ilgili döneme ait TEFE artış oranının dönem ortalama ticari kredi faiz oranına bölünmesi suretiyle hesaplanarak ilan edilecek oranlar dikkate alınmak suretiyle maliyet veya alış bedelinden düşülür.
  ab) Söz konusu beş hesap döneminden önce aktife giren kıymetlerin maliyet bedeline dahil edilen finansman giderleri maliyet veya alış bedellerinden düşülmez.
d) Birikmiş amortismanlar, ait oldukları kıymetin bilanço tarihindeki değerinde düzeltme sonrasında ortaya çıkan artış oranı dikkate alınarak düzeltilir.
e) Öz sermaye kalemlerinin düzeltilmesinde, 01.01.2004 tarihinden önce ayrılan yeniden değerleme değer artış fonu gibi fonlar öz sermayeden düşülür. Bu ve benzeri fonların sermayeye ilavesi nedeniyle oluşan sermaye artışları sermaye artışı olarak dikkate alınmaz ve enflasyon düzeltmesine tabi tutulmaz. Kanun tasarısında sözü edilen, YDDAF’larının öz sermayeden düşülmesinin ne anlama geldiği açık değildir. Kanımızca, sabit kıymetlerin değerinin enflasyona göre düzeltilmesinin bir sonucu olarak, daha önce yeniden değerleme suretiyle bu kıymetlerin değerlerine yapılan ilavelerin düşülmesi, karşılığında da varsa yeniden değerleme fonlarının bilanço pasifinden çıkarılması gerekir
f) 2003 yılı hesap dönemine ait beyannamede yer alan indirilemeyen geçmiş yıl mali zararları matrahın tespitinde mukayyet değerleri ile dikkate alınır.
g) 31.12.2003 tarihli bilançonun düzeltilmiş aktif toplamından düzeltilmiş sermaye, düzeltilmiş hisse senetleri ihraç primleri ve düzeltilmiş hisse senetleri iptal kararları ile borç toplamının çıkarılması sonucu bulunan fark, geçmiş yıllar kar/zararı hesabında gösterilir. Bu şekilde tespit edilen geçmiş yıl karı vergiye tabi tutulmaz, geçmiş yıl zararı ise zarar olarak kabul edilemez.

Pasif kalemlere ait enflasyon fark hesapları, herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledildiği veya işletmeden açıldığı takdirde, bu işlemlerin yapıldığı dönemde vergiye tabi tutulur. Ancak öz sermaye kalemlerine ait enflasyon fark hesapları kurumlar vergisi mükelleflerince sermayeye ilave edilebilir, bu işlem kar dağıtımı sayılmaz.

h) Sermaye Piyasası Kurulu ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun yüksek enflasyon döneminde mali tabloların düzeltilmesine ilişkin düzenlemelerine göre 31.12.2003 tarihli bilançolarını düzeltmek zorunda olan mükellefler, söz konusu bilançolarını bu madde uyarınca yeniden düzeltmeyebilir.
i) Yıllara sari inşaat ve onarma işlerine ait maliyet ve istihkak tutarları ile ilgili olarak 31.12.2003 tarihinde oluşan düzeltme farkları işin bitiminde kar zarar tutarının tespitinde dikkate alınmaz.
j) 2004 yılı hesap döneminden itibaren ilk defa bilanço esasına geçen mükellefler bu maddede yer alan esaslara göre düzeltme yaparlar.
k) Kendisine özel hesap dönemi tayin edilen mükelleflerde; 31.12.2003 tarihli bilanço, 2004 yılı içinde biten hesap dönemi sonundaki bilançoyu, 2003 yılı hesap dönemi, 2004 yılı içerisinde biten hesap dönemini, 01.01.2004 tarihi 2004 yılı içinde başlayan hesap döneminin başındaki tarihi ifade eder.

Buna göre, yatırım harcamalarının yapıldığı yıla ilişkin vergi matrahının tespitinde kazancın yetersiz olması nedeniyle dikkate alınmayan istisna tutarı, izleyen dönemlerde, bu dönemlerde Devlet İstatistik Enstitüsünün Toptan Eşya Fiyatları Genel Endeksinde meydana gelen artış oranında artırılarak dikkate alınacaktır.

Diğer taraftan, enflasyon düzeltmesi uygulanan dönemlerde, yatırım indirimi istisnası tutarının hesaplanmasında amortismana tabi iktisadi kıymetin aktife alındığı hesap dönemi sonundaki düzeltilmiş değeri esas alınacaktır.

Ancak iktisadi kıymetin aktife alındığı hesap döneminden önceki hesap döneminden önceki hesap dönemlerinde gerçekleşen harcamalar, gerçekleştirildikleri dönem sonundaki düzeltilmiş değerleri ile dikkate alınır. İzleyen dönemlerde enflasyon düzeltmesi nedeniyle bu harcamalardan kaynaklanan farklar üzerinden yatırım indirimi istisnası hesaplanmayacaktır.

IV. Kanun Tasarısı İle Getirilen Diğer Hususlar

Kanun tasarını ile amortisman uygulanması olmak üzere, diğer birçok uygulama değişikliği getirilmektedir.

Vergi Usul Kanununun ilgili hükümleri değiştirilerek, iktisadi kıymetleri beş yıl içinde yüzde 20 oranı ile itfasına izin veren uygulama terk edilmekte, amortismana tabi varlıkların maliye Bakanlığı tarafından tespit ve ilan edilen oranlar üzerinden itfa edilmesi öngörülmektedir. Maliye Bakanlığı tarafından amortisman oranlarının tespitinde varlıkların faydalı ömürleri dikkate alınacaktır.

Bununla birlikte, Kanun Tasarısı, yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce aktife giren iktisadi kıymetler hakkında aktife alındıkları yılda yürürlükte olan sürelere göre amortisman ayrılmasına devam olunacağını belirtmek suretiyle, süre konusundaki yeni düzenlemelerin yasanın yürürlüğe girmesinden sonra edinilen kıymetler için geçerli olmasını sağlamaktadır.

Ayrıca zaman içinde ekonomik değeri kaybolmayan tablo heykel vb. sanat ve antika eserler amortisman kapsamından çıkarılmaktadır.

Hızlandırılmış amortisman yöntemine enflasyon düzeltmesi yapıldığı durumda da izin verilmektedir. İlgili düzenlemede yapılan bir değişiklikle, enflasyon düzeltmesi yapılan dönemlerde hızlandırılmış amortisman yönteminin nasıl uygulanacağına açıklık getirilmiştir. Buna göre, enflasyon yapılan dönemlerde üzerinden amortisman ayrılacak değer, amortismana tabi iktisadi kıymetin düzeltilmiş değerinden daha evvel ayrılmış olan amortismanların toplamının taşınmış değerleri indirilmek suretiyle tespit edilecektir.

Enflasyon düzeltmesi uygulamasına paralele olarak, yatırım indirimi uygulamasında da değişikliğe gidilmektedir.

Buna göre, yatırım harcamalarının yapıldığı yıla ilişkin vergi matrahının tespitinde kazancın yetersiz olması nedeniyle dikkate alınmayan istisna tutarı, izleyen dönemlerde, bu dönemlerde Devlet İstatistik Enstitüsünün Toptan Eşya Fiyatları Genel Endeksinde meydana gelen artış oranında artırılarak dikkate alınacaktır.

Diğer taraftan, enflasyon düzeltmesi uygulanan dönemlerde, yatırım indirimi istisnası tutarının hesaplanmasında amortismana tabi iktisadi kıymetin aktife alındığı hesap dönemi sonundaki düzeltilmiş değeri esas alınacaktır.

Ancak iktisadi kıymetin aktife alındığı hesap döneminden önceki hesap dönemlerinde gerçekleşen harcamalar, gerçekleştirildikleri dönem sonundaki düzeltilmiş değerleri ile dikkate alınır. İzleyen dönemlerde enflasyon düzeltmesi nedeniyle bu harcamalardan kaynaklanan farklar üzerinden yatırım indirimi istisnası hesaplanmayacaktır.

Kanun Tasarısı, yıllara sari inşaat ve onarma ilerinde müşterek genel giderler ve amortismanların dağıtımında oranlama yapılırken istihkak bedellerinin ve satış hasılatlarının enflasyona göre düzeltilmiş rakamlarının esas alınacağı hususuna da açıklık getirmektedir. Gelir Vergisi Kanununda bu yönde değişiklikler yapılmamaktadır.

Ayrıca, daha önce de belirtildiği gibi, yıllara sari inşaat ve onarma işlerine ait maliyet ve hakedişlere ilişkin düzeltmeler, enflasyon düzeltme hesabı yerine yıllara sari inşat enflasyon düzeltme hesabına kaydedilecek ve bu hesap işin bitiminde kar/zarar hesabına intikal ettirilecektir.

Kısmi enflasyon düzetmesi sağlamak üzere halen vergi sistemimizde yer alan, yeniden değerleme uygulaması, finansman gider kısıtlaması uygulaması ve Son Giren İlk Çıkar (LİFO) stok değerleme metodu, enflasyon muhasebesine geçilmesiyle birlikte yürürlükten kaldırılmaktadır.

Diğer taraftan, yeniden değerleme uygulamasına son verilmekle birlikte, özellikle bası kanunlardaki yeniden değerleme oranına yapılan atıflar nedeniyle, yeniden değerleme oranı tespiti devam ettirilmiştir.

Buna göre, yeniden değerleme oranı, yeniden değerleme yapılacak yılın Ekim ayında (Ekim ayı dahil) bir önceki yılın aynı döneminde göre Devlet İstatistik Enstitüsünün Toptan Eşya Fiyatları Genle Endeksinde meydana gelen ortalama fiyat artış oranı olarak yeniden tamamlanmıştır. Bu oran Maliye Bakanlığınca Resmi Gazete ile ilan edilecektir.

V. Sonuç ve Değerlendirme

Memnuniyetle görmekteyiz ki 2003 yılında ülkemizde yaşanan enflasyonun kontrol altına alınması konusunda önemli başarılar sağlanmıştır. 2003 yılı enflasyon oranının da yıl başında açıklanan program hedefinin altında gerçekleşeceği anlaşılmaktadır.

Tüm vatandaşlarla birlikte vergi ödeyen vergi mükellefleri de enflasyonun indirilmesi mümkünse ortadan kaldırılmasını beklemektedirler. Enflasyonun ekonomik ve sosyal hayatımızda yarattığı tahribattan vergi sistemimizde fazlasıyla pay almıştır. Birçok kısmi düzeltme düzenlemelerine rağmen enflasyon sistemimizi adaletten uzaklaştırmıştır. Enflasyon muhasebesinin uygulanmayışı vergi sistemimizde halen uğraşılan bir çok sorunun kaynağını oluşturmuştur.

Hazırlanan tasarı, uluslararası muhasebe uygulamaları ile uyumlu ve üzerinde çalışılarak geliştirilmiş bir enflasyon muhasebesi modelinin öngörmektedir. Ancak tasarı yasallaştıktan sonra uygulamada ortaya çıkacak bir çok öngörülemeyen soruna da hazırlıklı olmak gerekmektedir.

Yararlanılan Kaynakları

- Nuri Uman Prof. Dr. " Enflasyon Muhasebesi" İstanbul 2002
- Süleyman Yükçü Prof. Dr.– Serdar Özkan Doç. Dr. "Enflasyon Muhasebesi" Ankara 2003
- A. Feridun Güngör Yeminli Mali Müşavir "Enflasyon Muhasebesi" Ernst & Young İstanbul 2003

Kaynak : http://www.aso.org.tr/asomedya/aralik2003/buyutec_aralik2003.html

 


Yukarı Git Yazılara Dön

Son Eklenen Yazılar

Doğrudan - Dolaylı Şantiye Giderleri  /   İnşaat Yazıları-2 Emlak danışmanlarının aşina olduğu sorular!  /   İnşaat Yazıları-1
İngilizce Belirteçler Quantifiers Konusu konusarakogren.com'da  /   İnşaat Yazıları-2 Tag Heuer Saat Tarzlarında Zarif Dokunuşlar modasaat.com  /   İnşaat Yazıları-2
Kirişli radye temel nedir? Kirişli radye temel çeşitleri nelerdir?  /   İnşaat Sistemleri EPDM Membran  /   İnşaat Yazıları-2

ÖNERİLERİMİZ

YAZILARI TAKİP ET!

TANITIM

ingilizce türkçe çeviri 2019 TYT Konuları malatya oto ekspertiz malatya rent a car malatya web tasarım